RTEÜ'de kadın eli değmeye aday

Karadeniz kadını güçlü adımlar ile yol almaya devam ediyor.

RTEÜ'de kadın eli değmeye aday
RTEÜ'de kadın eli değmeye aday Neco Yarıcı
Advert

Prof.Dr.Yeşim Bayoğlu Tekin RTEÜ 'de Rektörlüğe aday olduğunu açıkladı.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi nin ilk mezunlarını verdiği  o yıllarda ki  heyecanı hiç kaybetmeyen Tekin  şimdi de Rektör olarak  "biz de varız" diyerek gazeteci yazar Yasemin Özçelik'in sorularını yanıtladı.

1_Prof Dr Yeşim Bayoğlu Tekin kimdir? Bize kendinizi tanıtır mısınız.
Tıp Fakültesini ülkemizin en köklü kurumlarından olan Ankara Üniversitesi’nde okudum ve ardından yine Ankara’da uzmanlık eğitimimi tamamladım. Başkentimizde eğitim almış olmak her zaman bana mesleğimde farklı bir bakış açısı ve ileri görüşlülük kazandırmıştır. Hizmet yükümlülüğümü Ağrı Patnos devlet hastanesinde gerçekleştirdim. Doğu Anadolu’nun bu ücra köşesinde kadın doğum uzmanlığımın ilk yıllarını geçirmek hekim olarak olgunlaşmamda pek çok katkı sağladı. Akademik hayatıma 2011 yılında Recep Tayyip Erdoğan üniversitesi Tıp Fakültesine başladım 2015 yılında doçent 2021 yılında ise Profesör ünvanını aldım. Halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Tıp fakültesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktayım.

2_Bir doktor olarak akademisyen olmaya nasıl karar verdiniz.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine başladığım ilk yıldan itibaren akademisyen olmak düşüncesi aklımda yer etmişti. Hekimlik sanatını öğrenirken beraberinde bilimsel faaliyetler sürdürmek yıllar içinde en büyük tutkum haline geldi. Mecburi hizmet yükümlülüğümü tamamlar tamamlamaz bu yolda adım atmaya başladım. İlk olarak başasistanlık sınavı ile Trabzon Numune Eğitim Araştırma hastanesinde göreve başladım. Ardından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesinde göreve başlayarak pek çok tıp doktorunun ve tıpta uzmanlık öğrencisinin yetişmesinde aktif rol oynadım. Üniversitenin ilk Tıp fakültesi mezunlarını verdik ve her geçen yıl yetişen doktor ordusuna fakültemizden artan sayıda hekimin katılmasını sağlamak en büyük gururumuz oldu.

3_Çalışma alanlarınız ve akademik faaliyetlerinizi anlatır mısınız
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım. Ancak mesleki özel ilgi alanlarım arasında minimal invaziv cerrahi, infertilite, jinekolojik onkoloji ve ürojinekoloji yer almakta. Kadın sağlıyla yakından ilgili konular olan ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen endometriozis ve polikistik over sendromu ile ilgili hem akademik hem de sosyal farkındalık oluşturmak amaçlı pek çok projede yer aldım. Ayrıca son yıllarda giderek yaygınlığı daha da artış gösteren rahim ağzı kanserine yol açan HPV virüsüne yönelik pek çok bilimsel çalışma ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştirdik. Sezeryan doğum oranlarını azaltmak ve normal doğumu desteklemek adına bölgemizde pek çok faaliyet sürdürdük ve hastanemizin bölgemizde ilk ‘’anne dostu hastane’’ ünvanı almasında  aktif rol oynadım. Rize’de gerçekleştirmek için çok uğraş verdiğim ancak mümkün olamayan Eğitim Araştırma Hastanesinde Tüp Bebek Ünitesi kuruma projesini Trabzon’da gerçekleştirme şansım oldu ve çok yakın bir zamanda Karadeniz bölgesinde kamu hastanesinde faaliyet gösteren ilk Tüp Bebek merkezinin açılışını gerçekleştireceğiz.

4_Ülkemizde çok sayıda kadın akademisyen olmasına rağmen idari kadrolarda sayılarının az olmasının nedeni sizce nedir.
Çalışma hayatında kadın olmak her zaman zor ancak akademik camiada toplumsal cinsiyetçilik ve fırsat eşitsizliği kendini daha fazla hissettirmekte. Akademisyenlikte yönetici olmak daha fazla sorumluluk, çaba ve etkinlik gerektiriyor aynı zamanda çalışma saatlerinde mesai kavramının olmaması, eve iş götürmek, akademik faaliyetlerin devamı için gece gündüz ekstra çalışma gerekliliği ve beraberinde kadının toplum içindeki sorumluluklarının artarak devam etmesi bu süreci daha da zorluyor. Çalışma hayatında kadının mobbinge uğrama ihtimali daha fazla ve ‘’cam tavan sendromu’’ olarak da isimlendirilen bir kavram olan sadece kadın olduklarından dolayı üst yönetim kadrolarına getirilmemesi ne yazık ki pek çok yöetim kadrolarında olduğu gibi akademik camiada sıklıkla gözleniyor. Ancak bu engelleri aşmak biz eğitimli kadınların vereceği mücadelelerle aşılacak buna yürekten inanıyorum ve dayanışmanın burada çok önemli olduğunu düşünüyorum.

5_Akademik camiada kadın rektör sayısı yok denecek kadar az. Bu durum sizi endişelendirmiyor mu?

Akademik alanda kadının daha az yönetici basamaklarına getirilmesinin bir yansıması olarak kadın rektör sayısının az olması beklenen bir sonuç. Ancak rektör olarak görev yapmış ve yapmakta olan kadın meslektaşlarımın fırsat tanındığında pek çok başarıya imza attığını ve atmaya devam edeceğini gözlemliyoruz. Bu nedenle bizlerinde çıkıp bu kadrolar için istekli olması görev verildiğinde en az erkek meslektaşlarımız kadar başarılı olacağımız konusunda kendimize olan özgüvenimizi karşı tarafa aktarmamız çok önemli. Öncelikle ‘’Biz de varız‘’ demeliyiz.

6_ Rektör adayı olmanızda neler etkili oldu.

Recep Tayyip Erdoğan üniversitesi Tıp fakültesinde uzun yıllar görev yaptım. 2000 yılından sonra açılan üniversiteler arasında en hızlı büyüyen ve ülkemizde varlığından söz ettiren önemli bir kurum. Uzun yıllar emek verdiğim ve çok sayıda başarıya imza attığım üniversitemizi daha iyi yerlere taşımak için aracı olmak fikri beni motive etti ve bu nedenle aday olmaya karar verdim.

7_ Rektör Olduğunuz Takdirde Üniversiteye Yönelik gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz projeleriniz nelerdir?
Tıp fakültesinde sunulan sağlık hizmetini güncel tedavi yöntemleri ve modern tıbbın imkanları ile buluşturarak sağlık turizminde aktif olarak yer almak. Avrupa, Asya ve Orta doğu ile köprü olan ülkemizde ayrıca Rize'nin coğrafi konumu ile Gürcistan, Rusya, Türki cumhuriyetlerle yakın mesafede olması sağlık turizminde geniş bir nüfusa hizmet vermesine olanak sağlamaktadır. Rize'de yeni açılan havaalanı ile yurt dışından gelen misafirlerimizin kolay ulaşımı sağlanarak hem şehrin doğası ile buluşturmak hem de tıbbi hizmetlerden faydalandırmak mümkün olacaktır. Ayrıca Teknokentte teknolojik alanda AR-GE çalışmalarına yoğunlaşarak yeni ürünler geliştirmek ve bu ürünlere pazar imkanı sağlamak.
Üniversitemiz çay alanında bölgesel kalkınma odaklı üniversitedir. Çayın içeriğinde bulunan etken maddelerin ilaç ve kozmetik sektöründe kullanılabilmesi için yeni araştırmalar oluşturmak ve organik çay yetiştiriciliği ve ürün hasadı konusunda modern teknolojilerin geliştirilmesi konusunda girişimlerde bulunmak. Su ürünleri ve organik tarım konusunda bölgeye uyumlu alternatif ürünler konusunda uluslararası destekli projeler oluşturarak üniversitenin bu alanda aktif rol almasını sağlamak gibi pek çok projem var. Tabi ki  öğrenci odaklı yaklaşımlar önemli hem eğitimleri hem de sosyal yaşamları için’’ sürekli iyileştirme’’ prensibiyle hareket ederek kaliteli bir eğitim, sosyo-kültürel bir ortam ve tüm ihtiyaçları karşılayan yaşanılır bir kampüs hayatı amaçlıyorum.

Sizi rakiplerinizden öne çıkaracak özellikleriniz nelerdir?
Öğrencileri, akademik ve idari personelin ayrıca tüm dış paydaşların fikirlerine ve memnuniyetine önem veren bir anlayış ile yönetim temel odak noktam. Yeniliklere ve gelişime açık bir yapım var bunun yanında araştırmaya olan merakımla birlikte meslek hayatımda hep güncel olanı takip ettim ve kendimi sürekli olarak yeniledim. Değişimden korkmuyorum. Ayrıca aldığım eğitim bana kazandırdığı analitik düşünce yapısı ile olaylara farklı açıdan bakabilme pratik, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler bulma yönümü geliştirdi. Bölgemize hizmet veren en büyük kadın doğum kliniğini yönetiyor olmak aynı zamanda risk almak, büyük ekiplerle çalışmak ve organizasyon yeteneğinizin de güçlü olmasını gerektiriyor. İyi bir yönetici olmak için tüm bu becerilerin bir arada kullanılması çok önemli.

Rektörlük görevi size verilirse görev süreniz bittiğinde üniversiteyi nasıl hayal ediyorsunuz.
Uluslararası tanınırlığı yüksek pek çok farklı ülkelerden çok sayıda öğrenciye eğitim veren çok dilli eğitim programlarına sahip dünya markası olmuş tercih edilir bir üniversite haline gelmek gelecekteki en önemli hayalim. Bölüm bazlı olarak tüm üniversitenin akreditasyon aldığı, sağlıklı yaşam için kampüs içinde tüm öğrenci ve personel için ulaşılabilir sportif, sosyal ve rekrasyon alanlarının yaygınlaştığı, çevre ile dost sıfır atıklı çevre düzenlemesi olan bir öğretim kurumu hayal ediyorum. Bunun yanında dijitalleşen teknoloji ve bilimin şehir ile üniversite arasında köprü oluşturduğu yenilikçi lider bir üniversite: neden olmasın !!!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2 İneği Arabaya koyup Yaylaya Göç Etti
2 İneği Arabaya koyup Yaylaya Göç Etti
Laz erkekleri, yan gelip yatıyor mu?
Laz erkekleri, yan gelip yatıyor mu?